7 Mayıs 2026
İlk oturumda bu atölyeden beklentimiz sorulduğunda -Arıyorum demiştim… Aramaya devam edeceğim. Bir kez daha anladım ki yol çok uzun ve çok meşakkatli…. Her bir oturum kendi içinde birer bireysel terapi gibiydi, öyle çalıştı bende. Her birinin üzerinde durup durup düşünürken, kendimi irdelerken ve yorumlarken buldum kendimi… Bunun yanı sıra müthiş bir birikim kazandırdı. Bütüncül bir bakış açısı ile bu konuları ele almak, yorumlamak ve üzerinde konuşabilmek ancak Ümit Hocamın bilgisi ve mürşitliği ile olabilirdi ancak , müteşekkirim. Ümit Hocam ile birlikte ekipte yer alan herkese 2 konu ile ilgili teşekkür etmek istiyorum;
-İYİ İNSAN olmaya kafa yoran başkaları ile karşılaşmak bana moral ve umut verdi
-Herkesin samimiyeti ve içtenliği çok güzeldi. İlk kez karşılaştığım insanların olduğu bir grupta hiç bu kadar ‘ÇIPLAK’ olmamıştım, böyle hissedebilmek çok özeldi.
Tüm ekiple ve Ümit Hocamla tekrar karşılaşabilmek dileğiyle…
Sabiha Tunç Kadim Öğretiler ve Gölge Ritüelleri Atölyelerine katıldı
7 Mayıs 2026
Otuz yıllık kariyerimi, finans direktörlüğü görevimin ortasında verdiğim ani bir kararla geride bırakalı ve Carl Gustav Jung ile başlangıçta sıradan bir rastlantı gibi görünen, fakat zamanla onun ‘senkronisite’ kavramının gizemli diliyle bambaşka bir anlam kazanan karşılaşmamın üzerinden on beş ay geçti. İlk zamanlar yaşadıklarımın, Joseph Campbell’in kadim mitlerin ortak haritası olarak tanımladığı ‘Kahramanın Yolculuğu’nun ilk çağrısı olduğunu ve Ümit Hoca’nın da bu yolculukta bana mentorluk edeceğini henüz bilmiyordum. Bu dönemde ondan aldığım, Jung’un analitik psikoloji teorisine ve ardından gölge çalışmalarına yönelik eğitimleri ve özel seanslar, kendi yeraltı dünyama girdiğim, canavarlarla savaştığım, mitlerde ölüm ve karanlık olarak tarif edilen bu deneyimde farkındalıkla ve cesaretle ilerlememi sağladı.
Ezoterik öğretilerle devam eden eğitimler ise bana varoluşa dair bambaşka, hayranlık uyandıran bir bakış açısı kazandırdı. Bu öğretilerin tamamının aynı noktaya işaret ettiğini öğrendim. Carl Jung’un teorisinde yer alan, bastırılan her şeyin bilinçdışında gölge olarak kaldığı, kişinin dış dünyada bunların yansımasıyla karşılaştığı ve bunu çoğu zaman kader zannettiği düşüncesi Neoplatonizm’de, Simya’da, Hermetizm’de, Kabbalah’ta, Gnostisizm’de ve Tasavvuf’ta farklı dillerle tekrar ediliyordu. Bunların bir kısmı Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi farklı dinlerden ve kültürlerden doğuyor ve hepsi aynı şeye işaret ediyordu: uyanmayan gördüğünü gerçek sanır. Ümit Hoca’nın akademik birikimini, yaralı şifacının dönüştürücü sezgisiyle harmanladığı bu eğitimlerde, gölgelerle yüzleşmenin acı verici ve sancılı bir deneyim olmasına rağmen, bunun aynı zamanda ilahi alandan hayatıma ışık sızmasına imkân sunan heyecan verici bir dönüşüm yolculuğu olduğunu, bu kez keyif alarak, daha da derinden hissettim.
Kadim Anadolu Öğretileri ve Gölge Çalışmaları adlı eğitim serisi ise kök saldığım toprakların tüm bu ilimleri kapsayan derin bir bilgelik cevherini bağrında taşıdığını görmemi sağladı. Kendi özüme ulaşma gayretlerimin kolektiften gelen bu zenginliği öğrenmeden ve yorumlamadan eksik kalacağını idrak ettim. Tamamı yine gölgelerle yüzleşme temeline dayanan ve nihai amacı aynı olan bu öğretiler, doğduğum coğrafyada izini takip edebileceğim onlarca rehberin varlığına işaret etti. İbnü’l-Arabî’nin insanı hakikatin kendini fark ettiği bilinç olarak tarif etmesi, Vahdet-i Vücûd anlayışının gördüğümüz çokluğun birliğin farklı formlarda görüntüsü olduğuna ilişkin felsefesi, Bektaşiliğin aradığın şeyin sende olduğunu tekrar eden öğretileri, Ahiliğin yol, edep ve kardeşliğe ilişkin kuralları, Mevleviliğin çile doldurarak bütüne ulaştırmayı amaçlayan hizmetleri ve Melamiliğin gösterişten uzak, her türlü putu yıkmak üzerine yapılanmış felsefesi beni başka bir farkındalık katmanına taşıdı. Erdemli savaşmanın temel alındığı Alperenliği öğrenirken, bir yandan da hayatımda beni tetikleyen, zorlayan kişilerin ve olayların, başka bir ifadeyle kendi savaşlarımın, kendimi tanımam için ortaya çıkan aynalar olduğunun hayretle farkına vardım. Nihayetinde, Aşık Nimri Dede’nin deyişiyle anladım ki;
“Meğerse aşk imiş canın mayası
Ona mihrabımış kaşın arası
Hakkın işlediği kudret boyası
Yüzde ben bir insan olmaya geldim”
Bu yolculuk boyunca, her karşılaşmada beni biraz daha derin bir farkındalığa taşıyan Sevgili Ümit Hoca’ya rehberliği için gönülden teşekkür ediyor ve adanmışlık kokan tüm kıymetli çalışmalarının ışığının daha nice insanın yoluna dokunmasını diliyorum.
Elif Günbatılı Kadim Öğretiler ve Gölge Ritüelleri Atölyelerine katıldı
3 Mayıs 2026
Carl Gustav Jung'un gölge ve dışa vurumcu gölge teknikleri üzerine gerçekleşen bu atölye, yalnızca teorik bir eğitim değildi; bununla birlikte insanın kendi iç dünyasına, iç dehlizlerine açılan oldukça derin, sarsıcı ve dönüştürücü bir yolculuktu.
Pek kıymetli Ümit Hoca'm, Jungian perspektifi aktarırken sadece bilgisini aktarmıyor. Şefkatli, güvenli, şeffaf ve kapsayıcı yaklaşımını da alanın içine dahil ediyor. Geniş ilim birikimi, farklı disiplinleri bir araya getirebilme yetisi ve sözüne sirayet eden derinlik, atölyeyi çok katmanlı bir deneyime dönüştürüyor. Anlatımı hem akla hem de gönle hitap ediyor. Bu da kişinin yalnızca öğrenmesini değil, aynı zamanda hissetmesini, temas kurmasını, idrak etmesini ve içsel olarak dönüşmesini mümkün kılıyor.
Bilhassa gölge çalışmalarında kullanılan tekniklerin etkisini süreç boyunca çok güçlü bir şekilde gözlemledik. Herkesin hikâyesi kendine özgüydü; lâkin buna rağmen birbirimizde kendimizden parçalar bulduk. Her çalışmada kendi gölgemize, bastırılmış yönlerimize, korkularımıza, savunmalarımıza ya da görünmeyi bekleyen taraflarımıza yeniden ve yeniden temas ettik. Yer yer şaşırtıcı, yer yer sarsıcı ama bir o kadar da idrak kapılarını aralayan bir deneyimdi. İnsanın hayatta en çok merak etmesi, en çok anlamaya çalışması gereken kişinin yine kendisi olduğunu düşünüyorum. Kendi iç dünyasını tanımak, kendisiyle daha dürüst, daha bütüncül ve daha dengeli bir ilişki kurmak isteyen herkes için gölge çalışmaları çok kıymetli bir alan açıyor. İnsan en çok kaçtığı, korktuğu yerde kendine rastlıyor. Kendi ile karşılaşmak... Muazzam bir deneyim.
Kendine yaklaşmak isteyen herkes için çok değerli bir deneyim imkânı sunuyor sevgili Ümit Hoca'm. Kendilerine gerçek bir iyilik yapmak isteyenlere, bu yolculuğu gönülden tavsiye ederim.
Saime Korkmaz Dışavurumcu Gölge Çalışması Atölyesine katıldı
25 Mart 2026
Uzun zamandır büyük bir heyecanla katılmayı beklediğim bir atölyeydi. Atölye boyunca hocamızın yaptığı sunumlar ve paylaştığı teknik bilgiler, yaşadıklarımı analiz etme ve anlama ihtiyacımı son derece derin ve tatmin edici bir şekilde karşıladı. Kendimi ve deneyimlerimi daha derinlemesine anlamlandırmamı sağlarken, içimdeki gözlemciyi de çok daha aktif hale getirdi. Aynı zamanda içimdeki çocuğun kırılganlıklarını ve hayata dair çekincelerini daha net görmeye başladım. Tökezlediğim anlarda onu, ebeveyn farkındalığıyla destekleyip sakinleştirmenin ne kadar önemli olduğunu artık çok daha iyi biliyorum. Kendimi bir çıkmazda hissettiğim zamanlarda, yola devam edebilmek için kendime rehberlik edebilmeye başlamak gerçekten çok kıymetli. Bu eğitim, benim için paha biçilmez bir deneyim ve kazanımlar bütünü oldu. Bilginizi ve ışığınızı bu kadar cömertçe ve sevgiyle bizlerle paylaştığınız için sonsuz teşekkürler Ümit Hocam…
Ebru Atlan Kara Kedi Yok Atölyesi ve Gölge çalışmasına katıldı
25 Mart 2026
Bu atölye hem sinir sistemimizi anlamak hem de kurban-kurtarıcı-zorba üçgeninde olduğumuz zamanları gözlemleyebilmek için çok değerli bir alan açtı bizlere. Pratiklerle bilgiyi köklendirebilmek ise yaşamlarımıza uygulayabilmemizi kolaylaştırdı. Olayları ve durumları üst bilince çıkarmanın yollarını ve önemini anladığım dokuz haftalık değerli bir süreçti benim için. En kıymetli olanıysa alanda var olan herkesin açık ve yargısız bir kalple alanı tutuyor olmasıydı. Bu alanı sağlayan ve ilmini cömertçe akıtan Ümit Hocama ve değerli katılımcılara çok teşekkür ediyorum.
Sinekkuşu Şamanizm'de çok güçlü bir arketiptir ve 4 ana arketipten biridir. Kuzey rüzgarlarını (çikolata filminden belki bilirsiniz), atalarımızı ve düşümüzü anlatır. Sanattır, müziktir. Ruhun ilacı olan o ışıltılı görünmez alandır. “Düşlüyorum öyleyse varım” der o küçücük bedeniyle, avcunuzun içinden bile küçüktür varlığı. Onu havada asılı duruyor gibi görürsünüz çünkü saniyede seksen kez kanat çırpar ve bu sebeple sürekli beslenmesi gerekir. Dünyadaki tüm çiçeklerin balını bilir hayatta kalabilmek için ancak en besleyici olanlarına akıllıca yönelir, az besleyici çiçeklerle değerli zamanını yitirmez. Ve bu kuş kanatları rüzgarla dolduğunda atalarının izinden koca bir okyanusu geçer cesaretle. Her zaman o küçücük ve beslenmeye muhtaç varlığıyla okyanusu geçmeyi göze alması çok yüreklice gelir bana. Alanınızda sembolik olarak hissettiğim bu. Her atölyeye kayıt olduğumda en besleyici çiçeği yine bulduğunu ve onu boyundan büyük bir mesafeyi geçireceğini düşünüyorum içindeki besinin. Var olun…
Yeliz Uzunoğlu Kara Kedi Yok Atölyesi ve Gölge çalışmasına katıldı
25 Mart 2026
Bu etkinliğe katılırken açıkçası beklenti olarak çok nötrdüm. Toplum önünde olmayı, görünür olmayı sevmem. Ama etkinliğin bir kaç haftasından sonra bir uyanış yasadım desem yalan olmaz. Yasadığım sıkıntıların , tekrar eden döngülerimin en azından sebebini ögrenmeye çalışmak bile Umit hocamın bana kattığı en buyuk hazinedir. Ümit Hoca'nın bilgi birikimi ve özellikle bilgi birikimini paylaşırken cömertliği ve samimiyeti benim kendisine olan saygımı kat ve kat pekiştirdi. Bu yola girdik bir kere . Ümit Hocam ile birlikte ögrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam edeceğim. Tekrar çok teşekkürler. Şifa olsun herkese.
Cem Kösem Kara kedi Yok Atölyesi ve Gölge çalışmasına katıldı
25 Mart 2026
Bizim oralarda kara kedi görmek uğursuzluk getirir derler ama bu 9 haftalık çalışmada aslında kara kediye bakabilmenin cesaret istediğini, kara kedinin gözünde gördüklerinin senin canını yakacağını ancak onları görerek bir parçamızla daha bütünleşeceğimizi kulağımıza fısıldayan ve yöntemini öğreten Söz Büyüdür diyen KARA KEDİ TERBİYECİSİ ÜSTADI ÜMİT bu yolda işaret tabelalarının anlamlarını bana öğrettiğin için minnettarım
Yadigar Biter "kara kedi yok" atölyesi ve gölge çalışmasına katıldı
25 Mart 2026
Su gibi akan, samimi ve içten… Kendimi hem kabul gördüğüm hem de kendi içimde kabul eden tarafımı beslediğim bir alanda bulduğum, her biri bittiğinde yeniden başlamak istediğim, adeta tekrar tekrar okumak isteyeceğim bir kitap gibi…
Çok kıymetli, kalbimde ve zihnimde güzel ışıklar yakan bu eğitim serisinin bir tanesini daha tamamladım. Her son buluşmada tadı damağımda kalan bu süreçlerde, senin rehberliğinde yeniden bir araya gelmek gerçekten çok değerli ve keyifli.
İyi ki varsın. Ve umarım bu güzellik daha çok insana ulaşarak çoğalır.
Bengü Atabay "kara kedi yok" atölyesi ve gölge çalışmasına katıldı
21 Ocak 2026
Sevgili Ümit Hocam,
Bu yazımı “teşekkür” diye başlatıyorum ama içimdeki duygu sadece teşekkür değil… Daha çok hamd gibi, şükür gibi; içimden taşan bir dua gibi.
On haftadır kurduğunuz o alanın içine her girdiğimde, sanki içimde dağınık duran parçalar yerlerini arıyordu. Bazen bir cümleyle, bazen bir sessizlikle, bazen bir örnekle… Kalbim yumuşadı. Zihnim gevşedi. İçimde, uzun zamandır yorulmuş bir yer “tamam, artık bırakabilirsin” dedi.
Yıllardır terapi ve eğitimlerle yürüyen biri olarak bilginin çok çeşidini gördüm. Ama siz bilgiyi sadece anlatmadınız; “hissettirerek” aktardınız, akıttınız oluk oluk... Bu benim için çok kıymetli. Çünkü insanın bazı kapıları akılla değil, temasla açılıyor. Bende açılan şey tam da buydu: temas eden bir anlayış… yargısız bir bakış… içimdeki gölgeyi korkutmadan yanına oturabilmek…
Mitolojiyle Jung’u, kahramanın yolculuğunu, iki dünyanın (bilimle mananın) birbirini inkâr etmeden yan yana yürüyebileceğini öyle bir yerden anlattınız ki; içimdeki anlam arayan Yer gülümseyerek derin bir ”evet dedi. Yolculuğumun yolunu bulup, yola dönüştüğü yer. Sanki içimdeki tanrılar/arketipler yerlerine oturdu; her biri bir işlev, bir ses, bir enstrüman oldu. Ve ben ilk kez “kalp ve zihin”i aynı senfoninin içinde Ve içimde duyabildim.
Size bunu bir dua gibi söylemek istiyorum: Allah sizden razı olsun hocam.
Emeğinize, ömrünüze, bilginize içinizdeki sevginize Allah bereket versin bereketlensirsin.
Bilginizin ışığı çoğalsın.
Bu alanda açtığınız kapıdan geçen herkes kendine daha yakın, daha sahici, daha şefkatle, merhametli dokunarak, varabilsin.
İyi ki bu eğitime geldim. İyi ki sizi dinledim. İyi ki o alanın içinde, kendi içime doğru yürüdüm. Bende bıraktığınız iz çok değerli.
Hamd ile, şükür ile…
Saygı ve sevgiyle,
Solmaz
Solmaz Şükür Arketipsel Mitoloji Atölyesi ve Analitik Psikoloji Eğitimine katıldı
27 Aralık 2025
2016 yılından beri sahajayogaya devam ediyorum. Buradaki meditasyonlarımızda çakralarımızda kullandığımız afirmasyonların anlamlarını ve derinliğini sizin programlarınızı dinleyerek fark ediyorum. Sizin efendi ve köle diyalektiği konulu konuşmanız da bunlardan biri. "Lütfen beni kendi kendimin efendisi yap" şeklinde kullandığımız afirmasyonun derinliğini bu sayede gördüm. Aydınlanmama ve derinleşmeme vesile olduğunuz için size teşekkürü bir borç biliyorum. Bu yaşımda kendime yeni bir anne ve yeni bir baba buldum. İçsel çocuğumu onlara emanet ettim. Aklımı ve ruhumu büyüten besleyen babam Carl Gustav Jung ve ruhani annem Shiri Matajiye sonsuz teşekkürler. Özgürlüğümü bahşettikleri için. Siz de bu yoldaki çok sevgili öğretmenim oldunuz. sevgiler.
Güzin Çağlar Arketipsel Semboloji Atölyesine katıldı
© 2026 Der Medya
