0546 585 2381

umitakcakaya@gmail.com

Çocuklardaki dikkat eksikliği duygusal sorunların olabileceğine dikkat çeker

Okulda hep akademik başarıları ön planda olmuş Burak, anne ve babasının gurur kaynağıydı. İlkokuldan okul birinciliği ile mezun olmuştu. İlkokul sonrası, şehrin en başarılı öğrencilerinin bulunduğu bir ortaokula kayıt olmuştu. Senenin başlarında Burak için her şey çok güzel gidiyordu, taa ki kayıt yaptırdığı okulun kendisi gibi çok başarılı olan öğrencilerle dolu olduğunu fark edene dek. Burak, her ne kadar derslerine gerekli özeni göstermeye çalışsa da yeni okulundaki öğretmenlerinin tutumu ve derslerin içerikleri eski okulunkinden çok farklıydı. Tüm bu değişiklikler Burak’ta bir uyum sorunu oluşturduğu gibi “ya başarısız olursam” diye bir düşüncenin zihninden geçmesine neden oluyordu.

İlk sınavlardan aldığı notlar onun için büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı, hayatından ilk defa bu kadar düşük notlar görmüştü. Bu durumu fark eden anne babası da kaygılanmıştı, Burak'a daha da çok çalışması gerektiği konusunda bir baskı yapıyorlardı. Burak, anne ve babasını hayal kırıklığına uğrattığını düşündüğünden onlara karşı büyük bir suçluluk ve üzüntü hissediyordu, bu duyguların yanı sıra onlara karşı beslediği bilinçdışı bir öfke de bulunmaktaydı...

Zaman ilerledikçe Burak'ın başarısızlıkları daha da artmakta bu sorunla baş etme becerileri azalmaktaydı. Zihninden; sınıfta kalma, okulu bırakma, tüm akraba ve arkadaşlarına rezil olma gibi düşünceler geçmeye başladı. Bu düşüncelerin artmasıyla beraber Burak, derslerde dersi dinleyemez, okuduklarını tam olarak anlayamaz, sınavlarda dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar yapar hale gelmişti. Bu durumu fark eden sınıf öğretmeni, anne ve babasını okula çağırarak Burak’ta dikkat eksikliği problemi olduğunu ve bu konuda profesyonel bir yardım alması gerektiği bilgisini paylaştı...

Özellikle çekirdek ailelerde ve büyük şehirlerde yetişen çocuklarda rastlanan en sık sorunlardan biri de dikkat eksikliğidir. Dalgınlık, unutkanlık, söylenenleri anlamama ve ders başarısızlığı gibi konularda kendini gösteren bu durum birçok ailenin temel sorunlarından biri hale gelmiştir. Bu durum, aileleri çocuklarının gelecekleri konusunda kaygılandırmakta ve biran önce bir çözüm arayışı içerisine girmelerine neden olmaktadır.

Dikkat eksikliği ya da öğrenme güçlüğü gibi sorunların tedavisine yönelik hizmet veren kişi ve kurumlar her geçen yıl artmasına rağmen ülkemizde bu alan ailelerin taleplerini karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Öyle ki, çocuk psikiyatristi bulunan birçok devlet hastanesinde yoğunluktan dolayı randevular haftalar hatta aylar sonrasına verilmekte. Kamu dışındaki özel merkezlerde ise bu konuyla ilgili son derece yüksek randevu ücretleri uygulanmakta… Ancak her şeye rağmen birçok aile çocuklarının geleceği düşündüğünden tedavi için gereken parayı bir şekilde bulmak ve bu uğurda harcamak zorunda kalmaktadır.

Dikkat eksikliğinin tedavisinde ilaç tedavisi başta olmak üzere çeşitli dikkat egzersizlerin yapıldığı düzenli görüşmeler organize edilmektedir. Tüm bu yöntemlerin ne kadar etkili olduğu oldukça tartışılan bir konudur, özellikle ilaç tedavisi konusuna uzmanlar ve aileler son derece temkinli yaklaşmaktadır zira kullanılan bu ilaçların çocukların bedensel ve ruhsal sağlıkları üzerinde gelecekte ne gibi etkilere yol açabileceği tam olarak bilinmemekte… Çocuklarının akademik başarısını ön planda tutan aileler ise onlara ilaç kullandırmakta herhangi bir sorun görmemekte ve kullanılan ilaçlar sayesinde çocuklarının dikkat eksikliği sorunlarının çözülmüş olması onlar için yeterli olmaktadır.

Beslenmede doğallığın kaybolması, çocuklarının bebeklikten itibaren bilgisayar oyunları ve TV gibi uyaranlara fazlaca maruz kalmaları, ev-okul arasına sıkışan bir hayatı yaşama gibi nedenler dikkat eksikliğine zemin hazırlasa da bu konuda en büyük payı çocuğun iç dünyasından yaşadığı bir takım duygusal sorunlar almaktadır.

Eğer zihninizde çözümlenmemiş ve düşündüğünüzde sizi kaygı, korku, öfke, üzüntü gibi olumsuz duygulara sevk eden bir takım çatışmalar varsa yapmanız gereken herhangi bir işe tam anlamıyla odaklanmakta zorluk çekersiniz. En basitinden, zihninizde bu tarz bir çatışma varken okuduğunuz kitabı anlamak konusunda sıkıntı yaşarsınız ya da kitabı sayfalarca okursunuz ama dönüp baktığınızda zihninizde hiç bir şey olmadığını fark edersiniz. Bu durum çocukları için de böyledir, daha da vahimi ise çocuklar, ruhsal olarak bir yetişken kadar olgun olmadıkları için yaşadıkları çatışmaları çoğunlukla bilinçdışına bastırma eğiliminde olurlar.

Eğitim sisteminde maruz bırakıldıkları son derece acımasız bir rekabet ortamı, başarının yalnızca akademik başarıdan geçeceğine dair oluşmuş yanlış bir algının yanı sıra başarısızlık karşısında öğretmenlerin, arkadaşlarının ve ebeveynlerinin kendileri yönelik sergilediği yargılayıcı ve eleştirel tutumlar çocuklarda tüm bunlara karşı yoğun bir kaygı, üzüntü ve öfke hissetmeye sebebiyet verir. Bunların yanı sıra, aile içinde yaşanan bir takım çatışmalar, çocuğun ebeveynlerinde beklediği ilgi ve sevgiyi görememesi, çocuğa yönelik ihmal ve istismar gibi durumlar da onların ruhsal dünyasından son derece önemli tahribatlara yol açar.

Maruz kalınan bu tür davranışlardan kaynaklanan olumsuz duygular çocuk tarafından ifade edilemediği takdirde bilinçdışına bastırılmak zorunda kalınır. Ruhsal enerjinin büyük bir kısmı bu duyguları bastırmaya yönelik harcanacağından, çocuk başka uyaranlara konsantre olmakta güçlük yaşar. Hal böyle olunca, çocuğun; dinlediği dersleri ve okuduklarını tam olarak anlayamama, yeni bilgileri öğrenmede güçlük yaşama, sınavlarda dikkatsizlikten kaynaklı sorular kaçırma gibi sorunlar yaşaması kaçınılmaz olmaktadır.

Bazı ebeveynler; çocukların duygusal sorunlarının, öğretmenleri ve arkadaşlarıyla ilgili yaşadıkları sıkıntılarının ve kendilerinin farkında olmadan sergiledikleri bir takım davranışlarının çocukları üzerindeki olumsuz etkilerini fark edemezler, hatta onlara her şey sorunsuzmuş gibi görünür. Ancak gerçek böyle olmayabilir, bu mana da birçok çocuğun yaşadığı dikkat eksikliği, yaşadıkları duygusal sıkıntılar konusunda bir işaret niteliği taşır. Bundan dolayı, dikkat eksikliğini ele alırken çocuğun yaşayabileceği duygusal sorunları göz önünde bulundurmak, ev-okul- arkadaşlık gibi konularda yaşanmış olabilecek sıkıntılar konusunda bir araştırma yapmak ve gerekirse bu konuda bir çocuk psikoloğunun yardımına başvurmak önemlidir. Bunun yanı sıra, çocuğu, kendisini ifade edebileceği ders dışı sanat ve spor gibi aktivitelere yönlendirmek dikkat eksikliği konusunda son derece etkili sonuçlar doğurabileceği gibi onun özgüveninin gelişmesine yardımcı olur. Özgüveni gelişmiş bir çocuk yaşadığı olumsuz duyguları fark ederek onlarla yüzleşebilecek gücü kendinde bulur. Böylelikle çocuk, sorunlarını bastırmak yerine onları ifade etmenin ve yönetmenin yoluna gider.

Ümit AKÇAKAYA
Uzm. Psik. Dan. 

Yorumlar

Görüntülenecek mesaj yok

Benzer içerikler

  • Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Bornova / İZMİR

    0546 585 2381

    umitakcakaya@gmail.com

    umitakcakaya.com
    Yükleniyor